|
![]() |
Guilty Pleasure... |
| Çağla & Roxane - 29.12.2011 |
|
2011 yılına yeni yıldan istediklerimizi anlatan bazen “wish list” sınırlarını fazlasıyla zorlayan bir yazı ile başlangıç yapmıştık. Tabii 2011 yılı bize o istediklerimizi pek veremedi. (Belki de sadece isteklerimiz yolda giderken değişti...) Biz de daha eğlenceli, çok beklentisi olmayan bir yazıyla seneye veda edelim dedik. Tahmin ettiğiniz gibi 2011 bizi pek güldürmedi (istediklerimizi alamayınca gülemedik de tabii...). Ülke olarak da çok bayılmadık ama belki bu yazı biraz eğlendirir sizi diyerek başlayalım Frankly Freshler! Çağla: Başlıkta gördünüz “Guilty Pleasure”ı konu alıyoruz. Bu deyim hayatımıza son senelerde dahil oldu. Ne demekmiş peki? Müzik olsun, film, moda, kitap hatta hatta bazen yemek avam bulunacağından korku duyduğumuz zevklerimizi insanlardan gizleyerek tatmin etmek. Örnekleyerek daha rahat anlatabileceğimiz düşüncesindeyim. İşte size Frankly Fresh’in Çağlası’nın 2011 Yılı Guilty Pleasure Tam Listesi: Bir: Hergün mü insanın aklına farklı bir “cheesy” şarkı takılır. Birgün gergin baldır – bacak ve kalçalarıyla Shakira’dan “Hips Don’t Lie”, başka birgün Right Said Frank’ten “I’m Too Sexy For My Car”, Britney Spears’dan “Hit Me Baby One More Time”, Hadise’den “Aşk Kaç Beden Giyer”, ya da Hande Yener’den “Hoşgeldiniz”... İnanın bunlar sağdan soldan ilk beynime üşüşenler. Zihnin karanlıklarında daha neler gizlidir kim bilir? Ipod’umu herkesden deli gibi sakladığımı, ancak çok yakınlarımla paylaştığımı da itiraf etmek isterim. Hatta bu yaz beraber tatil yaptığımız arkadaşım Alper birgün teklifsizce Ipod’umu alıp evin müzik sistemine bağlayarak beni rezil etti. Neyseki sadece 2-3 kişi şahit oldu. Alper shuffle sırasında karşısına “kendisini benden tamamen soğutacak” son vurucu darbe ile karşılaşacak diye çok korkuyordu. Haha! Madem itraflara geçtik... metroda Ipod dinlerken bana daha çok yakıştığını düşündüğüm bir şarkı çaldığında sesi sonuna kadar açmam yada kaliteyi düşürecek ama geçmeye kıyamadığım (All Saints - Never Ever mesela) şarkı başladığında sesi kısmama ne diyorsun Frankly Fresh!
İki: Beyonce’yi tamamen farklı bir kategoride tutmak istedim. Guilty Pleasure konusu açılınca Beyonce benim için şarkıları ile olsun ya da dansları, tek kelime ile zirvede! Off seni anlıyorum! Bizim evde sapıttığımız geceler vardır. Hatta o geceleri Club 27 olarak adlandırırız. İşte o gecelerde (efendim eşref saati mi denir) işte o anda Beyonce “Crazy In Love” şarkısının klibini youtube’dan TV’ye yansıtıp, tüm klibi yapabildiğim iddiasında bulunmak... Bunu tek gören Ufuk gerçi. İşte insan boşuna hayat arkadaşı olmuyor. Allah korusun birgün bir ayrılık söz konusu olsa bu sırları saklamak adına ayrılığı hayatı ile ödeyeceği için. =) Üç: Versace desem... Altın güneşleri ile bezeli metal kemerleri, siyah süet stiletto’ları, siyah kadife kapitone montları, hatta ev dekorasyonu için güneş vitraylı aynaları, kül tablaları... Bunların hepsini 80’lerde genç ve posh olan yakınların dolaplarının ücra köşelerinden “Teyzecim sen şimdi bir de bunları atmakla uğraşma, ben senin yerine veririm ihtiyacı olan birine” diye edinebilirsiniz. Eve geldiğinizde yine aynı hassasiyetle sakladığınıza emin olmalısınız. Bu gerçekten kötüydü =)
Dört: “30 something” genç kadın romanları... Bunları az çok bilirsiniz. Hepsinin hayatı biraz Bridget Jones’dur. Gelecek ay 30 yaşına girilecektir. Londra’da mini bir apartman dairesini (mesela Kentish Town diyelim) bir de garip ev arkadaşları ile paylaşırlar. Onları duygusal anlamda enkaza çeviren “bugün git, yarın gel ” bir erkek arkadaşları vardır. PR ajansında çalışırlar. İyi para kazanmazlar. Hep kendilerinden çok üst noktada adamların hayalini kurarlar. Halbuki geçen gün arkadaş çevresinde tanıştığı çok normal, iyi kalpli ama albenisiz çocuk onun hayatını kurtaracak, işini en süper hale getirecek bir yardımda bulunacak ve üstüne üstlük gizli bir çok zengin aileden gelecektir. Okumuşsunuzdur yapmayın şimdi. Ben de bunlardan hep bir iki tane seyahat dönüşlerinde alırım. Sonra gizleyerek okurum. Metroda, yatakta, kuaförde... Ama çantada mutlaka Patti Smith`in hayatını anlatan kitap vardır o sıralarda ;) şimdi o muhteşem işimle örtüşen "Artsy" kitabı niye bitürlü bitiremediğimi daha iyi anlayabilirsin Çağla`cım... bazı şeyleri sana bile itraf etmek zor geliyor =) Kusura bakma da gün aşırı yeni bir keşfini o an ilk anlatıyor gibi çıkarıp çıkarıp aynı kitabı göstermendi oradaki olay.
Beş: Her türlü çok yağlı yemek. Bir kız olarak yağlı yemekleri sevdiğinizi itiraf etmek çok zordur. Çevrede fıstık gibi kızlar etlerin mikroskobik yağlarını cerrah edasıyla tabağın kenarına tiksinti ile ittirirken özellikle... Diyemezsiniz ki beni mahallenin tüccar lokantasında bırakıverin lütfen. Roxane sen dökül biraz da... O kadar kendini kaptırmış herşeyi sonunda ortaya çıkarmanın getirdiği rahatlamayı yaşıyordun ki araya girmeye kıyamadım Çağla`cım... Bana gelince, burada anlatıklarım burada kalmalı ve asla bana karşı kullanılmamalı... "I agree" tuşuna tıklamadan devamını okumayınız lütfen. Ben birgün bana birşey olursa da insanlar günlüğümü okursa diye korkudan önemli kısımları kağıtlara yazıp ayrı ayrı yerlere serpiştiren bir insanım... bunu da göz önünde bulunuduralım ve şuan 1, 2, 3, 4 diye başlamadan son birşeyler daha zırvalanarak oyanlanıyor olmamı anlayışla karşılayalım... B b b bir: En felaketinden başlayayım da kurtulayım. Tek kelimeyle "Twilight"! Evet yakışıklı diyebileceğimiz vampirin ve kendini herkes gibi olmadığına inandırmış ama aslında herkes gibi olan genç kızın sınır tanımayan aşkı. Titanic döneminde yaşım tutuyordu ve filmi 7 kez sinemada izlediğimi söyleyebiliyordum ama bu sefer kabullenemiyorum. Dvd`nin çıkmasını bekleyemeyeceğimi anlayıp en son çıkan bölümüne sinemada bile gittim. O kapıya niye kocaman posterini asarlar ki filmin?... Tamam işte bilette yazıyor hangi sayılı salona gitmemiz gerektiği. Kendimi bir derece de olsa aklayabilecekse sinemada yanımda oturanların çaresizliğini burada kirli çarşaf gibi ortaya serebilirim... 2 kız ve bir erkekten oluşan bir grup. Kızlardan biri belli ki çocuktan hoşlanıyor ve bu filmi ona izlettirirse çocuğun içinde bir türlü duygular uyanacağından çok emin. Kendisi filmi utanmasa 10 kere izleyip diyalogları ezberleyecek (hayır ben bu kadar ileri gitmedin daha, sakın aklınızdan bile geçirmeyin) ama orada bunu itraf etmesi çok zor. "Hadi Twilight a gidelim biraz güleriz. Nasıl olsa başka iyi film de yok”. Filmin olur olmadık yerlerinde kahkahalar atıp "ay çok salaklar" diyor ama bir yandan "sen de benim kadar etkilendin mi?" diye ağlamamak için zor tutuyor kendini... Aynı Guilty Pleasure’a sahip bir arkadaşım daha var. Deniz Yeğin. =) Ona dedimki: “Seni de yazıcam! Rezil edicem! Utancından sokağa adım atamıcaksın!” Ama öyle olmadı. Her zamanki zarif ve sakin tavrı ile “Yaaaz ama ben bunun Guilty Pleasure olduğunu kabul ediyorum. Onu da yaz” dedi. Ben bu filmleri hiç izlemedim. İtiraf edeyim bana o zevki vermesi için kıllı tüylü hayvanları işin içine karıştırmamaları gerekiyor. Beverly Hills 80303’ün (o Moda mıydı yoksa) suyumu çıktı kardeşim?
İki: Artık imajım tamamen zedelendiğine göre daha rahat davranabilirim... filmlerden devam etmek isterim. Çağla`nın Bridget Jones itrafının bir başka versyonu olacak. Dergilerde gördükleri kadınları beğenip duvarlarına asan hafif balık eti kızlar vardır (bu kadar itraftan sonra bu insanları ne kadar iyi anladığımı bir kez daha tekrarlamayacağım). Bende bu davranış tarzını Hollywood`a uygulayanlardanım sanırım. Hayal kurmayı herşeyden çok seviyorum, devamlı gözümün önünde bir görüntüler. İş, kariyer, arkadaşlık, kendi fiziğim, hareketler, tanışmalar... aklınıza gelebilecek herşeyi kapsıyor bu görüntüler. Bazıları hayata geçirilmek üzere tasarlanıyor bazıları sadece hayal ürünü olarak kalmayı tercih ediyor baştan. İşte işin "utandırıcı" tarafı bu kareleri Hollywood yönetmenlerinden çalıyor olmam, kendime hakim olamıyorum bu konuda. İster istemez kötü kötü (festival filmi olmayan "fazla" commercial işlere böyle deriz ya) filmlerden bir hareket, bir kelime, bir kıyafet etkiliyor beni ve hayallerimi sülemeye başlıyor. Hadi ama herşeyi ortaya döktük Frankly Freshler... biraz da siz itraf edinde biz de gönül rahatlığıyla devam edelim =)
Üç: “Ressamlarla çalışmanın en zor tarafı bu duygusal insanların iniş çıkışlarıdır” deriz hep biz "sanatçı olmayan sanat insanları". Gerçekten insanın işini pek kolaylaştırmıyorlar ama bugüne kadar sadece kendime itraf ettiğim ve bence birçok insanın "acaba benim gibi düşünen var mıdır?!?" diye düşündüğü bir konuya geliyorum. Sanatı satmanın bir yetenek olduğu doğru, sanatçıların kendi işlerini çıkıp satmaları ve "gerçek" dünyayla yüzyüze kalmaları yaratıcı aşamayı bozar. Ama! Bu insanlar bize hergün onların birşeyler yarattığını ve bizim bu yeteneğimizin olmadığını hatırlatıyor. İşte "guilty pleasure"um burada devreye giriyor: Evde graffiti dergileri karıştırıp kendi baş harfimi çizmeye çalıştığım günlerden bahsediyorum, kütüphanedeki kitaplarımın arkasına sakladığım sketch booklardan bahsediyorum... Acı ama gerçek, içimdeki sanatçıyı uyandırma çabam sonsuz bir kendini arayış mı yoksa :p
Dört: Bu "guilty pleasure" sayılır mı bilmem... inançların takıntıya dönüşütüğü noktada olabilir. Fransız kültüründe büyüdüm sayılır (12-23 yaş), nazar değmesin`lere biraz yabancıyım aslında. Ama sonradan da olsa insanın içine işliyor işte. Ne demişler? You can take the girl out of Turkey but you can’t take Turkey out of the girl. Kendimle özdeşleştiremediğim bu durum çoğu insana doğal gelse de ben hala gizlice tahtaya vuran, içimden Allah kısmet ederse diyen, Maşallah dedikten sonra ağzımdam kaçmış gibi hisseden, birinin elinden bıçağı almamak için bin takla atan biriyim ama yapmazsan dünyanın sonu gelecekmiş gibi hisseden de biriyim ben!
Guilty Pleasure konusu hakkında daha sayılabilecek birçok şeyin olduğu kesin. 2012 bize birçok yenilerini de hediye edecektir kuşkusuz. Önemli olan bunlarla barışık olup kendinle dalga geçebilmek bekli de... 2012 yılının size mutluluk getirmesini dileyerek seneye noktayı koyalım. Çağla ve Roxane’dan sevgilerle, Görüşmek üzere! |
| Anahtar Kelimeler :
Guilty Pleasure ,
Twilight ,
Beyonce ,
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
| Çağla & Roxane Tarafından Eklenen Son 5 Yazı |
||||||
|
| Son Yorumlar |
|
|
| Yorum Yap |
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||


































.jpg)























