|
![]() |
Seyahat engeli olmayan beyinler aranıyor |
| Figen Zekier - 12.03.2012 |
|
Kariyer yolculuğunda, havaalanları önemli duraklardır. Vaktinde yetişmişseniz alana, geç kalma stresiyle yüreğiniz çarpmıyorsa güm güm, check-in ile boarding arası önemli kararlar zamanıdır. Yeni fırsatlar yakalamak icin plan yapabilir, ne zamandır kabullenemediğiniz bir hatanızı kendinize itiraf edebilir ve daha başarılı, daha mutlu bir gün için hazırlanabilirsiniz... Bir dönemden bir döneme yolculuk yapma zamanıdır, ruhunuzun seyahat engeli yoksa tabi! Seyahat engelli akılları, bedenlerine engel oluyor çoğu kez, koltuklarından kalkmak istemiyorlar... Başka akıllara, başkalarının hayallerine seyahat etmek istemiyorlar ki akılları bulanmasın, risk oluşmasın.
Çok okuyan mı bilir çok gezen mi? Çok çalışan mı ilerler çok aklı birleştiren mi? Aynı yöntemlerle farklı bir sonuç üretememek mi kötüdür, aynı yöntemlerden kopamayacak, hiç yer değiştiremeyecek kadar seyahat engelli olmak mı?
|
| Anahtar Kelimeler :
Kişisel Gelişim ,
Kariyer ,
Yaratıcılık ,
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
PROFESYONEL YAŞAMDA KÜSLÜK |
| Figen Zekier - 05.01.2012 |
|
Biriyle görüşüyor konuşuyor olmanız bazen onunla küs olduğunuz gerçeğini değiştirmez… Biriyle küs olmanız da, onu çok sevdiğiniz gerçeğini değiştirmez. Karışık gibi görünüyor ama çok basit. Sevmek hislerle, uzlaşmak mantıkla ilgilidir. Uzlaşmak zorunda olduğunuz zamanlar vardır… Sevmeseniz güvenmeseniz bile, mantık çerçevesinde karşılıklı çıkarlarınızı korumak üzere görüşebilirsiniz biriyle. Oysa çok değerliyse biri, kalbinizi kırdığında küsersiniz… Tüm zorunluluklara, şartlara, çıkarlarınızın tepetaklak olmasına aldırmadan küsersiniz. Mantığınız, çıkarlarınız, kavgada aldığınız yaralar önemsizdir. Peki ya profesyonel yaşamda küslük? Tutkuyla bağlı olduğunuz işinize, iş kişiliğinize, yönetim tarzınıza, ürettiğiniz sonuçlara gizli ya da açık saldırıldığında, saldırı yoksa bile iş hayatınızda önünüze çıkan olumsuz durumlarda, uzlaşmaya çalışanlardan mısınız yoksa ölesiye savaşanlardan mı? Uzlaşmak da kavga da iyi ya da kötü olayın seyrini değiştirir, olumlu ya da olumsuz bir sonuç verir, bir öncekinden farklı bir koşul üretir… Oysa küslük olayı yok saymak demektir, ne kavga etmek ne de uzlaşmak ister canınız ve bu şekilde asla sonuç üretemezsiniz. Olumsuzluğu iyiye çevirme gücünüzü elinizden alan bir ruhsal durumdur küsmek. Karşılıklı çıkarların korunması adına uzlaşmak zorunda olmak, manevi değerleri yüksek insanlara kötü hissettirir genellikle... Kavga etmek risklidir, karşınızdakinden az ya da çok fark etmez, yara alırsınız… Bu yüzden küsmek, anlık olarak hoş gelir insana, ben bu topa girmem dersiniz, yapılacak başka bir şey olmadığını düşünürsünüz artık, sessiz kalmak iyi hissettirir… Karda donmak üzere olan birine uykunun iyi hissettirdiği gibi! Yapılacak bir şey her zaman vardır! Kavga sevişmenin, küsmek sevmenin aykırı kardeşleridir. Kavgasız iş olmaz! Ve kavgadan sonra çıkarlar için uzlaşılamadıysa, çok değer verdiği için küsenler, aynı güçle ayağa kalkıp, uzlaşmak zorunda oldukları için değil, uzlaşmak istedikleri için uzlaşırlar. Tutkuyla yapılan her iş, küsülemeyecek kadar değerlidir. |
| Anahtar Kelimeler :
çatışma yönetimi ,
kilit çalışanların korunması ,
çalışan bağlılığı ,
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
Ofiste orgazm |
| Figen Zekier - 25.09.2011 |
|
Yıllarca evli kalıp, çoluk çocuğa karışıp, hiç orgazm olmamış kadınlar vardır. Orgazm, heyecandır, uyumdur, değerli hissetmektir. Teoride hayatlarında bir eksik olmamasına rağmen mutsuzlardır, dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür, mutlu bir aile tablosu, aile davetlerinde çekilmiş hoş fotoğraflar… Mutsuzluklarının sebebini bile bilemeden ve seksi can sıkıcı bir görev sanarak yaşar giderler. Orgazm olamadan ölen kadınların eşleri de, kadınların seks sevmediğini zannederek yaşar gider. Sevdiremediklerini kabul edecek kadar cesur değillerdir, hata mutlaka kendilerinde değil, hep başı ağrıyan kadındadır. Zaten çok iyi bildikleri (!) bir konuda, öğrenilecek daha ne olabilir? Çözüm ya yoktur ya da dışarıdadır. Ofiste hiç başarı hazzı tatmamış profesyonellerin de, hazzı tattıramayan yöneticileri vardır. Yıllardır yöneticilik yaptıkları için eğitim falan sevmezler, bilmediklerini kabul edemezler, çalışanlarını eleştirir durur, işlerinden zevk almalarını daha da çok engellerler. Çözüm ya yoktur ya da dışarıdadır. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür. Unvan, maaş, çalışılan şirketin adı, birlikte geçirilen zaman, şirket etkinliklerinde gülümsenen fotoğraflar, her şey iyidir. Mutsuzluklarının sebebini bilemeden, her sabah derin bir iç sızısıyla işe gelir, çalışmayı can sıkıcı bir görev sanarak yaşar giderler. İnsan Kaynakları kitlesel iletişimden vazgeçtiğinde, yöneticiler her şeyi bilmediklerini kabul ettiğinde, her bedenin farklı motivasyon merkezleri keşfedildiğinde, ofiste orgazmlar başlayacak ve aşk çocukları gibi ışıltılı başarılar doğacaktır. |
| Anahtar Kelimeler :
çalışan ilişkileri yönetimi ,
motivasyon ,
yönetim ve liderlik ,
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
| İlk Sayfa | Önceki | Sonraki | Son Sayfa |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||



















































