|
![]() |
Ashton Kutcher Vakası Üzerinden Sosyal Medya Yönetimi |
| M.Korhan Fersoy - 16.12.2011 |
|
Ashton Kutcher’i tanıyanımız çoktur muhtemelen. Wikipedia kendisini eski model ve televizyon yıldızı olarak tanımlıyor. Ashton Kutcher’in yıldızı Demi Moore ile beraber olmaya başladıktan sonra daha çok parladı dersek yanlış bir şey söylemiş olmayız. 2005 senesinde Demi Moore ile evlenen ünlü aktör o gün bugündür magazin sayfalarında boy gösteriyor.
Ashton Kutcher, Twitter’da bir milyon takipçi sayısına ulaşan ilk ünlü olarak bilinir (http://www.guardian.co.uk/lifeandstyle/2009/apr/21/ashton-kutcher-celebrity-twitter) ve sosyal medya ekosistemi içerisinde önemli bir isimdir. Twitter’da 8,4 milyon kişi tarafından takip edilen Kutcher’in Facebook’taki hayranlarının sayısı da 11 milyon civarındadır. Sosyal medyanın hayatının bir parçası haline geldiğini söyleyen ünlü aktör bu sayede toplum yararına yaptığı yardım çalışmalarına da çok büyük destek aldığını belirtiyor. Peki, Ashton Kutcher’i sayfamıza taşımamıza neden olan olay nedir? Penn State Üniversitesi Amerikan futbol takımı hocası Joe Paterno’nun (http://en.wikipedia.org/wiki/Joe_Paterno) ismi takımdaki oyunculardan birine cinsel taciz iddialarına karışır (http://www.guardian.co.uk/world/2011/nov/10/joe-paterno-fired-penn-state) ve bu olay üzerine Penn State’in 46 yıldır antrenörlüğünü yapan Paterno’nun işine son verilir. Paterno’nun kovulmasını akşam evde televizyondan öğrenen Ashton Kutcher –kovulma sebebini bilmeyerek- Paterno’nun işten atılmasını eleştiren bir tweet atar.
Bu tweeti atması ile birlikte ünlü aktörün hesabına yüz binlerce tepki ve olayın iç yüzünü anlatan mesajlar ve tweetler yağmaya başlar. Büyük bir hata yaptığını anlayan Ashton Kutcher, ilk iş olarak gönderdiği tweeti siler ama iş işten geçmiştir ve maalesef ilgili ekran görüntüsü milyonlar tarafından çoktan alınmıştır. Özellikle çocuk istismarı başta olmak üzere, uyuşturucu ile mücadele ve çocukların fuhuşa sürüklenmesi konusuna karşı eşi Demi Moore ile birlikte toplumu bilinçlendirme konusunda ciddi çalışmalar yürüten aktörün, mücadele ettiği böyle hassas bir konuyla ilgili bir hata yapmış olması da kaderin cilvesi olsa gerek. İlgili tweeti sildikten sonra konu hakkında bir tweet daha atan Kutcher, kovulma olayının detaylarını yeni öğrendiğini bildirir, hata yaptığını kabul eder ve bu yanlışlıktan dolayı özür diler. Bu işten hasarsız sıyrılmak o kadar kolay değildir tabi ve biraz önce de dediğim gibi ok yaydan çıkmıştır. Tepkiler hakarete varan boyutta giderek artar ve olayın kendisine daha fazla zarar vermesini engellemek için Kutcher’den son durumu açıklayan bir tweet daha gelir. Üzüntüsünü tekrar dile getiren Kutcher, buna benzer bir hatanın tekrarlanmaması için biz çözüm bulacağını söyler.
Konuyla ilgili ciddi çalışmalar yapan ve sahip olduğu bütün mecraları kullanarak hayranları ile iletişimde kalmaya devam eden Kutcher 10 Kasım tarihinde blogunda olayların iç yüzünü açıklayan bir yazı yayınlar.
Ashton Kutcher’in konuyla ilgili samimi davranışları ve hayranları ile temasını koparmaması ilk başta esen sert ve eleştirel havayı tersine çevirmiştir. Hakaret içeren yorumların sayısında azalma, herkesin hata yapabileceği tarzında yorumlarda artış yaşanmıştır. |
| Anahtar Kelimeler :
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
Çalışanlarınızı Sosyal Medya Elçiniz Yapın |
| M.Korhan Fersoy - 17.10.2011 |
|
Hemen hemen her gün internette şirketlerin sosyal medya başarılarından bir tanesini okuyoruz. İki kişi ile kurulan girişimci bir şirketin hizmetlerini Twitter`da yaratıcı bir şekilde duyurması, müşterileri ile etkili bir iletişim mecrası yaratması ve bu ilişkiyi satışa döndürmesi ve buradan başarılı bir organizasyon çıkarması hepimizin imrendiği hikayelerden biri. Bir çoğumuz bu hikayeleri okuduktan sonra "benim de aklımda böyle bir şey vardı" demişizdir. Sosyal Medya`yı başarılı bir mecraya çevirmek yaratıcı bir içerik ve insanların keyifli vakit geçirecekleri bir mekan tasarlamaktan geçiyor. Müşteri veya tüketici kavramı Sosyal Medya Pazarlama`da en önemli değer ve hizmetin çıkış sebebi olarak kabul edilirken, şirketler kendileri için önemli bir değeri daha farketmeden gözden kaçırıyorlar: çalışanlar. Çalışanların şirketlerine bağlılığı ile ilgili yapılan bir araştırmada, teknolojik yönden bilgili çalışanların ihtiyaç duydukları bilgilerin kendilerine verilmesi durumunda, şirketlerine olan bağlılığın diğerlerine göre daha fazla olduğu ortama çıkmış. Etkili bir buzz ve ağızdan ağıza pazarlama kampanyası yaratabilmek için çalışanların eksiksiz bilgi ve doğru mesajlar ile donatmak şirketlerin en önemli görevidir. Bugünün rekabetçi piyasasında her başarılı sosyal medya kampanyasının bir kıvılcıma ihtiyacı vardır. Sahada sizi temsil eden, müşterileriniz ile temasa geçip sizin yüzünüz olan çalışanlarınız Sosyal Medya kampanyalarınızı başlatacak elçileriniz olabilirler mi? İşte size Çalışanlarınızı Sosyal Medya Elçiniz Yapacak Bir Kaç Yol 1- "Duyuru" Maillerinizi Genişletin Şirket çalışanları genelde şirketteki gelişmeleri ilk olarak duyuru mailleri ile öğrenirler. Yeni anlaşmalar, şirket ile ilgili haberler bu maillerin konusudur. Yönetim Kurulu Başkanı imzalı bu mailler sevgi ve saygı dilekleri ile son bulur. Peki neden bu noktadan bir adım daha ileri gidilmez? Bu tarz "duyuru" maillerini çalışanlarınızın bu haberi sosyal çevresi ile paylaşmasına imkan verecek şekilde geliştirin. Maillerin tweet edilmesi veya Facebook`ta ve diğer sosyal platformlarda paylaşılmasına ve beğenilmesine imkan tanıyın. Bu sayede hem bilgileriniz sosyal ortamlarda paylaşılacak hem de çalışanlarınızın çevreleri haberleri kaynağından öğrenip kendi çevreleri ile paylaşacaklar. 2- Power Point Sunumlarınızı Sosyalleştirin Hemen hemen her şirketin bir "Sunumlar” dosyası ve bu dosyanın içinde de şirketi anlatan, finansalları hakkında bilgi veren resmi sunumları vardır. Hiç bu sunumlarınızı paylaşmayı düsündğünüz mü? Düşünmediyseniz buyrun bir daha düşünün. Sunumlarınızı SlideShare`a, Google Presentatıons`a ve şirketinizin LinkedIn sayfasına yükleyin. Buna ek olarak çalışanlarınızın da bu sunumları kendi sayfalarına yüklemesi ile geniş bir kitle ile organik bir etkileşime geçmeye başlarsınız. 3- Şirketinizi "Beğen"in Hiç kuşkunuz olmasın ki çalışanlarınızın önemli bir bölümünü Facebook`ta bulabilirsiniz. Peki çalışanlarınızın kaçı sizi çalıştığı şirket olarak belirtmiş veya sizi "beğen"miş. Herşeyden önce çalışanlarınıza Facebook`ta olduğunuzu bildirin. Çalışanlarınızın kendi istekleri ile sizi "beğen"mesini isteyin. Bir çoğu özel hayatı ile iş hayatını ayırmak isteyecektir ama siz orda olun yeter. Onlar bir gün sizi bulacaktırlar. 4- İş Kartlarınızı Yenileyin, Faxları Çöpe Atın En son ne zaman Fax üzerinden bir müşteri ile temasa geçtiniz? Bir müşteri ile fax aracılığı ile nasıl ilişkilerinizi geliştirebilirsiniz? Bu sorulara verecek cevabım yok. Fax makinesine büyük bir hayranlık duymama rağmen günümüzde malesef bu güzide makinenin yerini başka kanalların aldığını söyleyebilirim. Madem böyle, iş kartlarına şirketinizin Facebook sayfasını veya Twitter hesabınızı yazmak dururken neden fax numaraları yazılır? İş kartlarınızı geliştirin. Onlarca sosyal mecra hesabınızı hedef kitleniz ve ortaklarınızla paylaşın. Sonuç olarak bilinmesinde fayda vardır ki, çevre ile temasta olduğunuz her noktada mutlaka Sosyal Medya bilgilerinizi paylaşın. Paylaşın ve etkileşimi başlatın. Benim önerilerim bunlar sizin öneriniz nedir? M.Korhan Fersoy |
| Anahtar Kelimeler :
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
Kısıtlı Olacağına Hiç Olmasın Daha İyi |
| M.Korhan Fersoy - 13.05.2011 |
|
Son zamanlarda medyada sıkça konuşulan internet yasakları ve BTK’nin 22 Ağustos’ta internet kullanıcılarını filtre sistemine geçirmek istemesiyle ilgili haberleri takip etmişsinizdir diye düşünüyorum. Konu ile ilgili başından sonuna kadar yaşananların kısa bir özetini yapmak ve nerde olduğumuzu anlatmak isterim. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından hazırlanan ve 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girecek olan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” ile ilgili haberler internet kullanıcıları başta olmak üzere kamuoyunun tepkisini çekti. Bu uygulamaya göre internet kullanıcıları yukarıda belirtilen tarihten itibaren BTK’nin belirlediği dört internet filtresinden birini seçecek ve interneti bu şekilde kullanacak. Filtreleri aşmak suç sayılacak ve bu filtrelerin içeriği tamamen BTK tarafından belirlenecek. İnternet kullanıcıları bu haberin çıkması ile birlikte anında tepkilerini dile getirdiler. Tam bu esnada Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın katalog suçları kapsamında Ekşi Sözlük’ü kapatmak için sitenin hosting firmasına konuyla ilgili bir yazı gönderdiği ortaya çıktı. Bu haberin de duyulması ile birlikte tepkiler çiğ gibi büyüdü ve internet kullanıcıları sosyal medya üzerinden çok kısa bir süre içerisinde konuya ciddi bir tepki verilmesi gerektiği konusunda örgütlendi. Bugün gelinen nokta itibari ile 15 Mayıs Pazar günü saat 14:00’te -http://sosyalmedya.co/15-mayis-hep-beraber-yuruyoruz/- Türkiye’de ve yurtdışında konu protesto edilecek ve yürüyüş yapılacak. Sansüre karşı düzenlenen bu eyleme çok büyük bir katilim sağlanacağı kesin. Gelelim bu yazının ana konusuna, yani internete getirilmek istenen sansürün veya yasağın ne anlama geldiğine. İnterneti ne amaçla kullanıyorsunuz bilmiyorum ama internet bana göre insanlığa katkı sağlamış en büyük buluşlardan biridir. İnternetin hayatımıza getirdiği kolaylıklar dışında fikir ve düşüncelerin dile getirilmesi, insanoğlunun var olduğu günden beri insanlığın en büyük düşmanı olan yozlaşmaya ve sömürüye karşı mücadele edilmesi konusunda sahip olduğumuz en etkili sağlayacak mecradır. İnternetin bu özelliğini henüz kavrayamamış, onu sadece alışveriş ve oyun platformu olarak görenlerin dediğimi anlaması biraz zor olacaktır. İnsanlığın gün geçtikçe büyüyen sorunlarına siyasetin ve politikanın çözüm sunmasındaki yetersizliğini hemen hemen her gün her yerde görüyoruz. Yaşanan çarpıklığın karşısında insanları bir arada tutacak ve bilgi akışını sağlayacak en büyük enstrüman bugün itibari ile internettir. Bundan sonra da herhangi bir mecranın internetin bu anlamdaki yerini alabileceğini zannetmiyorum. İnsanları böylesi birleştirebilen ve güçlendiren bir kanalın herhangi bir kurum tarafından kontrol altına alınması en basit benzetme ile insan haklarına aykırı bir durumdur. “Çocukları koruma” gibi bir kavramı ortaya atarak gelecek yorumları bastan önlemeye çalışan, bunu dile getirirken de kendi vatandaşına güvenmediği mesajını açıktan beyan eden bir kurumun 22 Ağustos’ta devreye sokacağı bir sansürden bahsediyoruz. Olay esasında sadece internet sansürü değil devletin vatandaşa güvenmediğini beyan etmesidir. İnsanoğlu bugün bir çok gizli bilgiye ulaşabiliyor, hükümetleri devirebiliyor, sistemlerde değişiklik talep ediyorsa bunu büyük ölçüde internete borçludur diyebiliriz. Siz bu mecrayı başka amaçlar için kullansanız da bir gün bilgisayarınızı fikirlerinizi dile getirmek, yobazlığa, yolsuzluğa karşı durmak ve sesinizi çıkarmak için açtığınızda belli sitelere girmenizi engelleyen bir sistem ile karşılaşacaksınız. Yazımın başında da belirttiğim gibi bu konuyla ilgili kaygısı olanlar 15 Mayıs Pazar günü saat 14:00’de toplanıp tepkilerini dile getirecekler. Sizler o gün bilgisayarınızın başına geçip her zaman yaptığınız gibi film seyredebilir, alışveriş yapabilir, haber okuyabilir, sohbet edebilir ve oyun oynamaya devam edebilirsiniz. Ama bilin ki bu ülkede gelecek için kaygı duyan ciddi bir topluluk var. Kalın sağlıcakla |
| Anahtar Kelimeler :
siyaset ,
internet ,
yasak ,
btk ,
kelime ,
|
| Tweet |
Yorum Yap |
Gönder |
Yazdır |
Paylaş |
| İlk Sayfa | Önceki | Sonraki | Son Sayfa |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||




























.png)
.png)
.png)
.png)























