Üye Girişi | Yeni Üyelik
 
 
 
Trendus Astroloji Rehberi


Kırmızı Ruj Size Yakışıyor Mu?

Özlem Dinç - 26.01.2012

Bu sefer bol fotoğraflı bir yazı hazırladım. Çünkü...

Etrafımdaki birçok kadın kırmızı ruja yanaşmıyor, yanaşamıyor.

“Bana kırmızı ruj hayatta yakışmaz” diyor. “Benim tenimin rengi müsait değil”, “bende biraz ucuz duruyor (!)”, “kırmızı rujum her yere bulaşıyor”, “benim dudaklarım çok ince, olmuyor”… Bahaneler uzayıp gidiyor.

Ben de kalktım, hem “bana yakışır” diyen hem de “benim tenime asla uymaz” diyen 9 cıvıl cıvıl kadını kırmızı rujlu fotoğraflarını çekmek üzere stüdyoya topladım ! Nars Cosmetics’ten rica ettim; "yollayın bize her renkteki kırmızı rujunuzu!" 
Bir de profesyonel bir makyaj uzmanı, Habeş-i Bilal Eroğlu bütün gününü bize özel olarak ayırdı.

Bir masa dolusu makyaj malzemesi, kahkahalar, patlayan flaşlar ve öpücük yollayan kırmızı kırmızı, alev gibi dudaklar.

Fark ettim ki dudağına kırmızıyı çeken daha enerjik hissediyor, gülümsemesi ve kahkahası daha bol oluyor. Kırmızı rujunu süren kadın, kendine daha bir güvenli oluyor.

Utangaçlığı bırakma sırası sizde, gözlerinize daha hafif bir makyaj yapıp sürün kırmızı rujunuzu, atın kendinizi dışarı!

Kırmızı ruj her kadına yakışıyor! Yeter ki teninize uyan doğru kırmızıyı bulun.

(Nars Cosmetics`e destekleri için bir kere daha kocaman bir teşekkür!)

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu da çekimimizin eğlenceli videosu: 

Kırmızı Ruj Her Kadına Yakışır - Backstage Loyka Productions on Vimeo.

 

Kırmızı ruj için küçük bir ipucu: Kırmızı rujunuzu sürdünüz ve bir davete gittiniz. En sevmediğiniz şey bardağınızdaki kocaman ve kırmızı dudak izi. Yudumunuzu almadan önce, kaşla göz arasında, kimse sizi görmeden bardağınızı dilinizle hafifçe ıslattıktan sonra dudaklarınıza götürün. Kırmızı ruj bardağınızda o zaman iz bırakmayacaktır ;)

***

**

*

(Ama yine de kırmızı ruj galiba en çok annelere yakışıyor! :)))

Ve işte şimdi yeni favorim, kırmızı rujum. Kalem şeklinde olmasından oldukça memnunum. Her an çantamda! (Merak edenler için: Nars`ın Velvet Matte Lip Pencil serisinden "Cruella"!) :-)

 

 


Anahtar Kelimeler : kırmızı ruj , makyaj , Nars Cosmetics , Bilal Eroğlu , fotoğraf , çekim , stüdyo , kozmetik ,

Yorum Yap Gönder Yazdır Paylaş



Tırnaklarıma mucize yaptım!

Özlem Dinç - 24.06.2011

 Kırk yıl düşünsem böyle bir yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Ama işte hayatta her şey olabiliyormuş, bu yazı da bunun en büyük ispatı oldu.

 

Kendimi bildim bileli, zayıf, habire çatlayan, iki katmanı birbirinden dudak gibi ayrılan, yumuşacık ve bütün bu sebeplerden dolayı asla uzun olamayan zavallı tırnaklarım vardı. Çocuk zamanımdan itibaren ilaçlar mı almadım, tırnaklarımı limonlara mı batırmadım, bulaşıkları bile eldivenle yıkamaya alıştım.
Ama gelin görün ki, ellerimi günde takribi 28 defa yıkayan bir insanım. Zaten ahı gitmiş vahı kalmış olan tırnaklarım ise oje bile sürülemez durumda, boynu bükük, kırık, kısacık birer gollum olarak kaldılar. Bu yüzden hiçbir zaman düzenli maniküre gitme alışkanlığı bile kazanamadım. Kaderime boyun eğmiş, tırnaklarımı böyle kabul etmiştim.
 
Taaa ki bir gün….
 
O tarihi bir yere not etmeliydim; hayatımda adeta bir dönüm noktası oldu! Yara bandı almak için bir eczaneye girdim. Kasanın yanında duran bir oje standı. Oje standının içinde bir yıldız gibi parlayan bir oje şişesi. Bir Sally Hansen 540 Frutti Petutie. Hayatımın hiçbir döneminde bir ojeyle böyle bir yakınlık kurmamıştım. İlgimi gören satış görevlisi yeni bir oje olduğunu ve daha rahat sürmek için kalın bir fırçası olduğunu anlattı. Doğal olarak fiyatını sordum. 11TL civarında bir rakam duyunca ani bir refleksle yerine koydum. Ah o kadın devamını getirmez olaydı!
 
Besleyici bir oje olduğunu söylemesi üzerine sohbet açıldı, bir psikiyatra anlatır gibi gözlerine bakmadan çocukluğumdan beri tırnaklarımdan ne kadar muzdarip olduğumu kaçırıverdim ağzımdan. Bunun üzerine hemen gıda takviyesi standına çekiştirdi beni, isimlerini aklımda tutamadığım onlarca şişe gösterdi. Gıda takviyelerine bugüne kadar hiç itibar etmesem de, herkesin basiretinin bağlı olduğu günler vardır ya, kabalık olmasın diye kadının sözünü “ilgilenmiyorum ben” diye kesemedim.
Uzun lafın kısası, bir yara bandı almak için girdiğim eczaneden, kadının müthiş satış yeteneği sayesinde poşetimde 11TL’lik bir oje ve tam hatırlamamakla birlikte 40TL civarında olduğunu tahmin ettiğim ve zayıf tırnaklarıma iyi geleceğini belirttiği bir Solgar Formula SNH şişesi, kalbimde ise “ulan yine dayanamadım” diyerek kendime kızmanın dayanılmaz vicdan muhasebesi ile ayrıldım.
 
Sonuç kısmına gelmek gerekirse, her türlü ürüne gereksiz bir muhalefet gösterme potansiyeline sahip olan ben, hayatımda ilk defa uzunca bir süreyle istediğim uzunlukta tırnaklara sahip olabildim. Güzel tırnaklara (en azında eskiye nazaran daha güzel tırnaklara) sahip olmanın daha kadınsı hissetmeye ne kadar tatlı bir katkısı olduğunu tecrübe ederek anladım. Bir aydınlanma yaşadım bile diyebilirim!
 
Bu güzel hisler eşliğinde koşar adımlarla güzel tırnaklarıma 2 yeni renk Sally Hansen oje alarak kendimi kutladım ve ezcacı hanımefendinin söylediği gibi düzenli olmasa da zaman zaman küçük gıda takviyesi kürleri uygulamanın o kadar kötü bir şey olmadığını artık kabul ettim.
 
Bu yazımın bazı kısımları gizli reklam gibi dursa da hiiiç öyle olmadığını size garanti edebilirim. Tırnaklarımla mutlu olmanın verdiği güdüyle bu iki ürünle olan tecrübemi bütün kadınlarla paylaşmak istedim. Teşekkürler Sally Hansen ve Solgar Formula SNH :)
 
Önemli not: elbette ki eczacınıza/doktorunuza danışmadan kafanıza göre gıda takviyesi almayınız, bahsettiğim gıda takviyesinin size uygun bir ürün olup olmadığını mutlaka kontrol ediniz!
 

Anahtar Kelimeler : tırnak , Sally Hansen , Solgar ,

Yorum Yap Gönder Yazdır Paylaş



Dans et! Yoksa Kayboluruz...

Özlem Dinç - 07.05.2011

 

"Dance dance, otherwise we are lost.”

(Dans et, dans et! Yoksa kayboluruz)

Böyle diyor Pina Bauch dansçılarına. Kelimelerin tıkandığı yerde, dans başlıyor.

Sahnede; görmeye alışık olduğumuz, birbirinden düzgün fizikli, birbirinden genç insanlar yok.
20’lerinde olanlardan çok 40’larında, 50’lerinde olanlar var. Kırışıklıkları görüyorsunuz, zamanın yıprattığı vücutları.
 


Beklediğiniz o en estetik hareketler de yok.
Sert, agresif hareketler ardarda. Hüzün var. Zayıflık, yalnızlık ve terkedilmişlik.
 
Sonra aşk geliyor. Güç, özgürlük ve aidiyet geliyor peşpeşe.
Hepsinin üstünde tutku, hepsini iç içe geçiriyor. Kendilerini kaybediyor dansçılar. Bambaşka, sanki daha gerçek bir boyuta geçiyorlar.
 
Kalıplara sokma kaygılarından o kadar uzakta yetiştirmiş, dans ettirmiş, ruhlarını o kadar açmış ki Pina dansçılarının, izlerken siz bile kendinizi özgür hissediyorsunuz. İnsanın gerçekliği çıkıyor yüzeye tüm çıplaklığıyla. Yüzünüze serin bir su gibi çarpıyor.
 
Eğer insansanız, bu dışavuruma kaygısız kalamıyorsunuz.
 
Filmin hikayesi kısaca şu; yönetmen Wim Wenders, dünyaca ünlü koreograf Pina Bausch ve Tanztheater Wuppertal Topluluğu ile birlikte bu filmi gerçekleştirmek için 1,5 sene boyunca ön hazırlık yapıyor. Planlanan ilk 3D çekiminden tam iki gün önce, felaket geliyor ve Pina Bausch 30 Haziran 2009 tarihinde hayatını kaybediyor. Sarsılan Wenders, filmi Pina olmadan yapamayacağına inandığından projeden vazgeçiyor. Ama tüm dünyadan gelen istekler ve dansçıların da arzusu üzerine filmi Pina’sız, ama Pina için tamamlamaya karar veriyor.
Tutkuyu çevresine de bulaştırmış, dansın kendini bir unutuş kadar aynı zamanda buluş olduğunu ispatlamış bir kadının eseri bu film.

Vücutlar, Pina’nın tutkusuyla dile geliyor.
 
Film sinemalarda hala gösterimdeyken lütfen kaçırmayın!
 
Tanıtım filmini izlemek için tıklayın: http://www.pina-film.de/en/trailer.html
Film hakkında daha fazla bilgi için: http://www.pina-film.de/en/
 

Anahtar Kelimeler : Pina Bausch , Tanztheater Wuppertal , Wim Wenders , Dans , sahne sanatları ,

Yorum Yap Gönder Yazdır Paylaş




 


Bu Blog'da Ara


Özlem Dinç Hakkında


Anahtar Kelimeler
huzur (2)  michael jackson (2) 
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (1)  hindi zahra (1) 
handmade (1)  grammy (1) 
ghetto (1)  funk (1) 
fotoğraf (1)  dilek sert erdoğan (1) 
dean martin (1)  deformation turc project (1) 
Dans (1)  çekim (1) 
bob marley (1)  Bilal Eroğlu (1) 
bebek festivali (1)  beautiful tango (1) 
babylon (1)  arabesk (1) 

EN SON YAZILAN BLOGLAR




Standart
Tangerine Tango PANTONE 17-1463
Solar Power PANTONE 13-0759
Bellflower PANTONE 18-3628
Cabaret PANTONE 18-2140
Sodalite Blue PANTONE 19-3953
Sweet Lilac PANTONE 14 -2808
Margarita PANTONE 14-0116
Cockatoo PANTONE 14-5420
Driftwood PANTONE 18-1210
Starfish PANTONE 16-1120
Trendus'u Pantone'nin 2012 İlkbahar renklerine boyayın









www.mdg.com.tr   www.boxerdergisi.tv   www.fortuneturkey.com   www.trendus.com