Röportaj: Carina Bruwer

Güney Afrikalı ultra maraton yüzücüsü Carina Bruwer, Profilo’nun davetlisi olarak, 28 Eylül’de gerçekleştirilecek 5000 metre Profilo Açık Su Yüzme Dayanıklılık Yarı Maratonu ile Türkiye’nin tek dolunay yüzme yarışı olan Profilo Full Moon Meet’te yüzecek. Biz de başarılı yüzücüye maratondan önce merak ettiklerimizi sorduk.

 

Röportaj: Carina Bruwer
Yayın Tarihi: 27.09.2018 15:51:00
28 – 30 Eylül tarihlerinde Bodrum’da, Muğla Valiliği’nin himayesinde, Türkiye Yüzme Federasyonu ve Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi ile işbirliği ve koordinasyonu kapsamında, 9. su gerçekleştirilecek Uluslararası Arena Aquamasters Yüzme Şampiyonası’nda Profilo, dünyaca ünlü bir ismi ağırlayacak. Bugüne kadar yüzme hayatında birçok başarıya imza atmış, ultra maraton yüzücüsü Bruwer, aynı zamanda 2013 yılından beri Swim for Hope adında bir oluşumun kurucusu olarak kanser hastası çocuklar yararına yüzüyor ve konuyla ilgili farkındalık yaratıyor.

Siz bir ultra maraton yüzücüsünüz, bu çok sık duyduğumuz bir tanım değil. Yüzmeye nasıl ve ne zaman başladınız? Ve neden uzun mesafe yüzmeyi tercih ettiniz?

Lüks bir spor. Gelişiyor ve daha popüler bir hale geliyor. Aslında yaklaşık 15 yıldır var ve şimdilerde popülerliği gittikçe artıyor. Sporu yapmaya başlayan kişi sayısı fazlalaştıkça, daha eğlenceli bir spor olduğu fark edilir oldu. Benim çok sporla dolu bir çocukluğum olmadı. 17 yaşında üniversiteye yeni gittiğimde başladım. Yüzmeye çok alıştım. İki gün yüzmesem boşluğunu fazlasıyla hissediyorum. Birkaç tur atarak başladım, daha sonra turları arttırdım. Altı ay içinde yaklaşık iki km yüzmeye başladım. Arkadaşlarım iyi yüzdüğümü söyledi ve Cape Town’da yarışa katıldım. Uzun kulaçlarımla açıldıkça bu bana bir çeşit meditasyon gibi gelmeye başladı.

Bir ultra maraton yüzücüsü olmanın en zorlayıcı ve en keyifli yanları neler?
Denizin durumunu ön göremiyorsunuz. Çok sakin bir deniz beklerken aksine çok dalgalı bir denizle karşılaşabiliyorsunuz. Belli bir zamandan sonra neden bunu yapıyorsun diye kendime soruyorum. Hatta bazen bırakmam gerektiğini düşünüyorum. Ama daha sonra kendimi tekrar bunu yaparken buluyorum.  Pozitif yönleri çok daha fazla. Okyanus benim için kendim olabileceğim bir yer. Çok karmaşık bir hayatımız var. Bu karmaşadan kurtulup kendim olabileceğim bir yer olarak görüyorum okyanusu.
 
Yüzerken karşılaştığınız en unutulmaz olay neydi?
İngiliz kanalında yüzerken aniden yanımda kocaman bir gemi gördüm. İlk başta karaya çıktığımı ve geminin bir bina olduğunu düşündüm. 3 metrelik dalgalar vardı ve gemi üzerime düşecek gibi oldu.

Swim for Hope’tan bahseder misiniz? Bu fikir nasıl doğdu? Bugüne kadar nasıl çalışmalar yaptınız? (SFH, kadının kanserli çocuklar yararına yüzdüğü bir oluşum)
Bu genelde olumsuz şartlarda yaşayan çocukların faydası için yapıldı. İlki kanser içinde. Şimdi belli yaş altındaki çocukların keman çalması için çaba gösteriyoruz.  Çocuklarım olduktan sonra, yüzmeyi başkaları için de faydalı bir hale getirmek istedim. Yüzmekten keyif alıyorum. Ama büyük yüzmelerimin başkasına da faydası dokunmalı düşüncesiyle, kendimle böyle bir anlaşma yaptım.
 
Yüzmenin dışında hayatınızda müzik de oldukça önemli bir yer tutuyor bildiğimiz kadarıyla. Müzik ile olan ilginiz nasıl başladı?
Müzisyen bir aileden geliyorum. Abim piano çalıyordu. Büyüyünce ben de çalacağım derdim ve dokuz yaşındayken piyano dersleri almaya başladım. 14 yaşında da flüt çalmaya başladım. Çok iyi bir müzik öğrencisiydim. Kariyerimi çizerken müzikten ilerlemek istedim. Hep müzisyendim aslında.


 
 
3 kişiden oluşan Sterling EQ adlı bir pop rock enstrümantal bir grubunuz var. Onun çalışmalarından da bahsedebilir misiniz?
Klasik şarkıları alıp onarı modernize ediyoruz. 17 ülkede müzik icra ettik şimdiye kadar. Vokalimiz yok sadece enstürimaltel bir grubuz. Yaklaşık 12 yıl oldu, birlikte yaşlanıyoruz diyebilirim.
 
2010 Dünya Kupası’nda Elton John ile açılış konserini gerçekleştirdiniz, nasıl bir deneyimdi?
Birlikte çalmadık ama aynı sahneyi paylaştık. Güney afrika için bu önemli bir olaydı. Sekiz sene önce ülke olarak dünya kupası bizim dünyaya geri dönüşümüzü temsil etti. Bu bize iyi hissettirdi.

Çok yoğun ve koşuşturmalı bir hayatınız var, kişisel bakımınız için neler yapıyorsunuz, güzellik sırlarınız neler?
Çok hızlı bir hayatım var. Oje sürmek için çok fazla vaktim olmuyor açıkçası. Benim ruhum yoğun olmayı seviyor ve bu şekilde rahatlıyorum. Çok fazla makyaj yapmayı sevmiyorum. Yüzüyorum ve yüzmek beni iyi hissettiriyor.

9. Aquamasters Uluslararası Arena Yüzme Şampiyonasına katılmak üzere Profilo’nun davetlisi olarak geldiniz. Bu Türkiye’ye ilk gelişiniz mi?
4 yıl önce Antalya’da konser verdik. İlk gelişim değil. Su çok güzeldi. Domates ve dondurma da çok güzeldi.

28 Eylül’de Bodrum’da başlayacak şampiyonada Profilo 5K (5000 metre) Yarı Dayanıklılık Maratonu ve Profilo Full Moon Meet’te de yüzeceksiniz. Neler hissediyorsunuz?
Aslında 1000 metrede yapacağım. Çok heyecanlıyım ve bunu yapmaktan hoşlanıyorum. Zaten düşündüğüm tek şey tüm gün yüzmek. Yarışmaları çok sevmem. Aksine buradaki yarışmacıların mücadele yerine keyifli olduğunu görüyorum.

Daha önce dolunayda hiç yüzdünüz mü?
İlk defa dolunayda yüzüyor olacağım. İlginç anlar olacağını düşünüyorum. İlginç anlar olacak ve birbirimizi görmeyeceğiz.

Markaların spora verdikleri destek konusunda görüşlerinizi alabilir miyiz?
Çok önemli. Markaların desteği olmadan böyle bir şeyi hayal bile edemezsiniz. Sadece bilet parasıyla bu iş olmaz.
 
Aynı zamanda 3 çocuğu olan bir annesiniz. Yüzme ve müzik arasında bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Eğer yüzmezsem yoruluyorum. Yüzmek beni motive ediyor ve hayatta kalmamı sağlıyor. Yapmam gereken şeyleri  yapmamı sağlıyor. Enerjimi yüzmeden alıyorum…
 
 



 

 




EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK

EN POPÜLER RÖPORTAJ HABERLERİ




Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X