Profesyonel Yaşamda Hedef Odaklılık

 Pazartesi Sendromu… Yağmurlu havalarda battaniyenin altında Türk filmi izleme özlemi… Emekliliğime kaç gün kaldı ya da İşten atılsam ne kadar tazminat alırım hesapları… Yetmeyen hafta sonları ve bitmeyen iş günleri… Aileye, arkadaşlara anlatılan stresli ve çekilmez iş anıları… İşyerinde mutsuzluk!

İş hayatında verimlilik eğitimlerinde üzerinde durduğumuz bir konu vardır: Profesyonel yaşamda hedef odaklılık.

Neden çalışıyorsun? Her sabah ise gitmekteki hedefin ne? Hedefin,  duygu ve davranışlarınla uyumlu mu? Uyumsuzsa ya hedefini ya da seni hedefine taşıyacak olan duygu ve davranışlarını değiştirmelisin.  Yoksa mutsuz olursun, kaçarı yok!

Neden çalışıyorsunuz sahi? Sadece para kazanmak için olabilir, sadece adresim belli olsun diye olabilir, kariyer yapmak için olabilir (eğer öyleyse lütfen biraz daha tanımlanmış bir hedef belirleyin), sosyalleşmek için olabilir veya bunların birkaçı, hepsi  ya da daha fazlası olabilir… Önemli olan hedefe uygun davranışlar sergileyebilmek ve bu davranışları tetikleyen düşünce-duygu kalıplarına sahip olmaktır.

Örneğin hedefi para kazanmak ve sosyalleşmek olan, üstelik davranış kalıplarını da bu şekilde kurgulamış bir çalışan; rekabet etmediği halde, başarılarıyla öne çıkmadığı halde, terfi edemeyince neden işinden soğur? Kariyer hedefine emin adımlarla yürüyen bir çalışan, edindiği her tecrübeyi fırsata dönüştürebileceği halde, bir olumsuzluk karşısında neden vazgeçer? İki ihtimal var: Ya hedefe odaklanmak yerine, hedefe giden yola fazla dalmıştır ya da hedefi davranış ve duygu kalıplarıyla uyumlu değildir. Birini değiştirene kadar Pazartesi sendromu devam eder. Oysa her haftaya heyecanla, hedefe biraz daha yaklaşmak üzere işe gitmek ve haftanın ne çabuk geçtiğini düşünmek, ne güzel bir duygudur!

Kendinize bir iyilik yapın ve hedeflerinizi gözden geçirin. Sonra da bu hedefe ulaşmak için gerekli araçlara sahip misiniz, sahip olmak için değiştirmeniz gereken davranış kalıpları ve duygu-düşünce modelleri neler, bir düşünün. Belki de hedefiniz sandığınız şey, aslında sizin hedefiniz değildir, olmamalıdır. Yanlış hedef insanı mutsuz eder.

Hedefinizden vazgeçmek istemiyorsanız, hedefe ulaşmak için vazgeçmeniz gerekenlerden vazgeçin.

Aristoteles’in dediği gibi, Mutluluk yazgı değildir, olanaklarını en iyi şekilde değerlendirenlere bahşedilir.




Yazarın Son Yazıları
-HOLİSTİK FORM

-İŞVEREN MARKASI

-KİŞİSEL SINIRLARIN KEŞFİ

-Kariyer, Terfi, Sınıf Atlamak ve Sonrası

-YETKİNLİK BAZLI PERFORMANS

-Seyahat engeli olmayan beyinler aranıyor

-PROFESYONEL YAŞAMDA KÜSLÜK

-Ofiste orgazm


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-YETKİNLİK BAZLI PERFORMANS

-KİŞİSEL SINIRLARIN KEŞFİ

-Kariyer, Terfi, Sınıf Atlamak ve Sonrası

-HOLİSTİK FORM

-Seyahat engeli olmayan beyinler aranıyor

-PROFESYONEL YAŞAMDA KÜSLÜK

-Hak ettiğim yerde değilim!

-Ofiste orgazm


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X